Sohbet Radyo Duygular Part-4

Sohbet Radyo Duygular Part-4

Sohbet Radyo Duygular Part-4

Sohbet Radyo Duygular Part-4 yazımızda tekrar birlikteyiz. Artık söz susar, yazı sizlerle!

Yağmur taneleriyle ıslanmak ruhunda bir üşüme hissi teninden geçen aşk ateşi.sevme kelimesinin hayat bulduğu sevgilinin mahur gözleri..aynada kendine bakarak dökülen yaprakların o kuru sesleriyle oluşan fon müziğinde kendinle sohbet etmek. Hazin bir hikayeyle hüzünlü bir yalnızlık seçimi. Sanırım sonbaharı anlatabilecek en güzel tarif bu olur insan hayatında. Mevsimleri geçtik insanın ruhunda yaşadığı sonbahar nasıl bir acıdır..sohbet etmeye bile vakti olmayan yalnızlığında radyoda çalan şarkılarla mumun isli ışığında gölge oyunu oynamak. Hayallerde dans etmek yalnızlığınla.. O sırada cama vuran yağmur taneleriyle irkilip kurumuş dudaklarında inceden bir tebessüm.. Yine ilkbahar gelir deyip sıcak ve demli çaydan bir yudum almak. Kendini dışarı atıp o yağmurda ellerin ceninde yürürken ıslanmak.. Başını kaldırıp gökyüzüne düşen Yağmur tanelerini saymak ve o halde bile sevdiğine özlem duymak.. Hadi biz her şeye rağmen hayatın karanlık ve çıkmaz sokaklarında kendimize oyunlar oynayıp mutlu olalım.. SONBAHARA İNAT…

PAZAR sabahları sadece çocukken mi güzel olur diye soruyorum büyüdükçe kendime.hani o iple çekilen gelsin diye beklenen pazar sabahları. Kalabalık bir aile kahvaltısı.. Sohbet muhabbet kahkahalarla yapılan. Belki sadece yumurta peynir zeytin olan. Şimdiki gibi her şeyin olmadığı belki ama sevginin her türlüsünün hissedildiği pazar kahvaltısı.sofraya patates kızartmasının hele ki yanına da biber kızartması geldiğinde herkesin offf bir kuş sütü eksik denen kahvaltı.. Acaba midenizi dolduracak her şey varda bugünlerde o aradığımız hatta iç çekerken burnumuzun direklerinin sızladığı günlere hasret miyiz? bence kocaman bir EVET.. Büyüklerimizin öğleden sonra mangal keyfini köşeden aç kediler gibi bekleyip piştiğinde bir elimizde tavuk kanadı bir elimizde sadece bir dilim ekmekle doyan çocuklardır. Hele radyoda hareketli bir şarkı çıktığında herkesin elinde ne varsa bırakıp oynadığı harika bir zaman dilimiydi. Bu yazdıklarımı yaşayanlar anlar sanırım neler kaybettiğimizi.şimdi bir PAZAR kahvaltısındayım ve yarın işte neler yapacağımın planı ve telaşı içinde beynim… Acaba hep ÇOCUK MU KALSAYDIK..?

İşte öyle…

ZeHiR iLe ZeHirLi SaatLerde BuluŞalım.

No Comments

Post A Comment